Beklenti yönetimi: hayal kırıklığını doğmadan azaltmak
Aynı sonuç kimini tatmin ediyor kimini yıkıyor. Fark olayda değil, ona gelirken zihinde kurulmuş resimde.
Sevilay Erden 3 dk okuma
Hayal kırıklığı çoğu zaman olayın büyüklüğüyle değil, beklentinin biçimiyle ilgilidir. Aynı sonuç iki kişiye çok farklı gelebilir. Biri için tatmin edici olan bir gelişme, diğeri için tam bir yıkım olur. Aradaki fark, olayda değil, ona gelirken zihinde kurulmuş olan resimdedir.
Beklenti yönetimi kulağa kurumsal bir tabir gibi gelir. Oysa çok gündelik bir beceridir ve neredeyse her ilişkide, her planda ve her kararda devrededir.
Beklenti nasıl kurulur
Beklentiler çoğu zaman bilinçli olarak kurulmaz. Bir plana başlarken kimse oturup "bu işten şunu bekliyorum" diye yazmaz. Zihin bunu sessizce yapar ve genellikle en iyi senaryoyu esas alır. Bir taşınma düşünürken yeni evin güzel yanlarını hayal ederiz, kutuların taşınmasını değil. Yeni bir işe başlarken öğreneceklerimizi düşünürüz, adaptasyon süresinin yorgunluğunu değil.
Bu eğilim insanı harekete geçirdiği için işlevlidir. Her şeyi gerçekçi biçimde hesaplayan biri muhtemelen hiç başlamazdı. Ancak aynı eğilim, sonuç geldiğinde faturayı da çıkarır.
Belirsiz beklentinin tuzağı
En çok yoran beklentiler, adı konulmamış olanlardır. Bir arkadaşınızdan bir konuda destek beklersiniz ama bunu söylemezsiniz. O kişi farklı bir şey yapar ve siz kırılırsınız. Kırgınlık gerçek ama beklenti hiçbir zaman ortaya konmamıştır.
Aynı şey işte de olur. Bir çalışmanın nasıl değerlendirileceği baştan konuşulmadığında, herkes kendi ölçüsünü kurar ve sonuç kaçınılmaz olarak birilerini şaşırtır. Beklentiyi açıkça söylemek, çoğu hayal kırıklığını daha doğmadan engeller.
Bunun zor tarafı, beklentiyi dile getirmenin insanı savunmasız hissettirmesidir. "Senden şunu bekliyorum" demek, reddedilme riskini de kabul etmek demektir. Buna karşılık söylenmemiş beklenti kesinlikle karşılanmaz; sadece riski erteler.
Aralık düşünmek
Beklenti yönetiminin en pratik aracı, tek bir sonuç yerine bir aralık düşünmektir. Bir işin sonucunu tek bir noktaya bağlamak yerine, iyi ihtimal ile kabul edilebilir ihtimal arasında bir bant belirlemek.
Bu bant, sonucu değiştirmez ama tepkiyi değiştirir. Sonuç bandın içinde kaldığında yıkılmazsınız, çünkü o ihtimali zaten hesaba katmıştınız. Bandın dışına çıktığındaysa gerçekten yeni bir bilgi almış olursunuz ve bu bilgiye göre hareket edebilirsiniz.
Aralık düşünmek karamsarlık değildir. Karamsarlık en kötü ihtimali tek gerçek sayar; aralık düşünmek ise birden fazla ihtimalin aynı anda mümkün olduğunu kabul eder.
Süre beklentisi
Beklentinin en sık ıskalanan boyutu süredir. İnsanlar çoğu şeyin ne kadar süreceğini sistematik biçimde az tahmin eder. Bir alışkanlığın yerleşmesi, bir ilişkinin oturması, bir becerinin gelişmesi ya da bir işin sonuç vermesi neredeyse her zaman düşünülenden uzun sürer.
Bu yanlış tahmin, insanı tam da işler yürümeye başladığı noktada bırakmaya iter. Beklenen sürede sonuç gelmeyince "olmuyor" hükmü verilir. Oysa çoğu zaman olan tek şey, takvimin yanlış kurulmuş olmasıdır.
Pratik bir düzeltme vardır: kendi tahmininizi bir buçukla çarpmak. Bu kaba yöntem, geçmiş deneyimlerin ortalamasına şaşırtıcı derecede yakın çıkar.
Beklentiyi kimin kurduğu da önemlidir. Bazı beklentiler tamamen bize ait değildir; çevreden, ailelerden ya da genel kabullerden devralınır. Belli bir yaşta belli bir noktada olmak, belli bir işte belli bir sürede yükselmek gibi. Bu devralınmış ölçüler hiç sorgulanmadığında, kişi kendi hayatını başkasının takvimine göre değerlendirir ve sürekli geride hisseder.
Bu tür beklentileri ayıklamanın yolu sade bir soru sormaktır: bunu gerçekten ben mi istiyorum, yoksa istenmesi gerektiğini mi öğrendim? Cevap her zaman net gelmez ama sorunun kendisi bile ölçüyü gevşetir.
İnsanlara dair beklentiler
En zor alan burasıdır. İnsanların nasıl davranacağını, geçmiş davranışlarına bakarak tahmin etmek en sağlıklı yoldur. Ne var ki çoğu kişi bunun yerine, karşısındakinin olabileceğini düşündüğü hâle göre beklenti kurar.
Birinin yıllardır aynı konuda aynı şekilde davrandığını gördüğünüz hâlde bu sefer farklı olacağını ummak, hayal kırıklığını neredeyse garanti eder. Beklentiyi kişinin gerçek davranışına göre ayarlamak soğukluk değil, ilişkiyi sürdürülebilir kılmanın yoludur.
Sonuçta beklenti yönetimi, beklentiyi düşürmek anlamına gelmez. Beklentiyi bilinçli kurmak, açıkça söylemek ve gerçekliğe göre ayarlamak anlamına gelir. Bunu yapan kişi daha az kırılır; daha azını istediği için değil, ne istediğini bildiği için.